GİTTİM & GÖRDÜM & YAZDIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GİTTİM & GÖRDÜM & YAZDIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2016 Pazar

Yeryüzünde bir cennet varsa, orası Şirince olmalı ...

Ruhuma neşeyi giydirip , her seferinde artık blog hayatıma geri döneceğim tüm enerjimle diyorum ...
Her gün kafam farklı fikirlerle dolu , ama bir türlü nasip olamıyor ....
Baktım ki uzak kaldıkça iyice uzaklaşıyorum , bir ucundan yakalayıvereyim istedim ...

Ve sizleri 2014 yılının Kasım ayı başında yapmış olduğum bir gece İzmir konaklamalı Şirince keyfime davet etmeye karar verdim ...
Evet şöyle bir geçmişe uzanalım ; benim gözümden Şirince , Nişanyan Evleri ve Müjde hanımcığımı görelim ....
Olur mu ...?
Benimle misiniz hala ...?

Beni yakın tanıyanlar bilir , oldukça eski bir turizm geçmişim vardır ... Öyle ki çalışmaktan hayatı es geçtiğim , sevdiklerimi ve kendimi ihmal  ettiğim doğrudur ... Her daim ; oldukça yoğunum , vaktim yok söylemleri ağzından düşmeyenlerden biriydim  .... Yurdumun çok güzel yerlerinde en iyi tesislerde tatil yaptım  ve hepsi genelde deniz , kum , güneş , kitap tatilleri oldu .... İşin kötüsü sadece adı tatil ve sadece telefonun çalmadığı nadir anlarda dinlenebiliyordum ... İşte bu nedenlerle de bu kadar çok yer gezip tadını en az çıkaranlardan biriyimdir  ... Hep tetikte ....
Yoğunluktan bir türlü gidemediğim yerler de içimde ukte kalırdı ki o da işin yara kısmı ....

Bunca yıllık turizm hayatımda bir türlü gidemediğim yerlerden Şirince ve Nişanyan macerama gelirsek ...
Şirince 'yi seyreylemek ...
Benim bir kuzenim vardır ki kuzenden öte .... Birbirimizden bir o kadar farklı ama bir o kadar da .....  Ve en az benim kadar çılgın ... Farklı konularda birbirimizi aştığımız da doğrudur ... Neyse ....

Bir gün   " Kalk hadi bir gecelik İzmir'e gidip geleceğiz ... "  dedi ve düştük yollara... Yol anlarımızı sizlerle paylaştık. Manisa Ali Usta köfte yenmeli dedik ... Gel gör ki Ali Usta mekanının yerini bilmiyorduk ... İnternet sağolsun ara tara derken , kendimizi koca sanayinin içinde bulduk ... Sanayide sora sora oradan oraya taşındı dediler ama net bilen de yok ... Bir şekilde telefonunu bulduk ve bir baktık ki ustam bizi park yeri kapısında karşılıyor ... Manisa'lı Meşhur Ali Usta dünya tatlısı , güleç ve çalışkan bir insan ...  Hem bizi kapıda karşıladı , hem bize kendi elleriyle köfte yaptı , hem de fotoğrafımızı çekti ... Sen çok yaşa Ali Usta ... Eski yeri ufak ve inanılmaz kuyruk beklenen , müdavimi bol bir yer imiş ... Yeni yeri hem daha büyük hem de oldukça hoş bir dekora sahip ... Rabbim böyle girişimci ve çalışkan insanlara bereketini versin inşallah diyerek ayrıldık ...

Manisalı Meşhur Ali Usta Köftesi

İzmir 'e akşam vardık ve o gece konakladık . İzmir denince akla gelenleri yorgun olmamıza rağmen elden geldiğince hızlı şekilde yapmaya çalıştık ki bu arada esas geliş nedenimiz olan iş için ana süreyi kullanmış olduk . Arta kalan zamanda boyoz , kumru derken .... Bir de dondurma  çok sevmeyen kuzen mutlaka Bravo 'da dondurma yenecek dedi ve yine sonuç müthiş idi ... Neden dondurma zevkini buraya sakladığını hemen anladım ...

Bostanlı Bravo Dondurma , Varan Susurluk ayranı ve çiğ börek , Kumrucu Şevki  , Boyoz
Ertesi sabah Beykoz Çaycısı kahvaltı sonrası ayrılacaktık ki ;  sevgili kuzenim Hale ani bir kararla sağolsun bana bir sürpriz hazırlayarak başka bir yere gidiyoruz dedi ...

Ve Şirince ile Kasımda Aşk Başkadır yaşamama sebep oldu ....


Şirince sokakları
Üzümlere bekçilik eden atım ;)

Eğer aracınızla ve ilk defa geldiyseniz bir uyarı ; aracı girişte bırakıyorsunuz ve o daracık sokaklarda yürümeye başlıyorsunuz ....

Daracık Arnavut kaldırımlı sokaklar
Şirince güzelliklerinden ; mandalina ağaçları ...

Ünlü yazar Dido Sotiroyo ,  Şirince 'yi anlattığı Benden Selam Söyle Anadoluya  adlı kitabında şöyle dermiş ;
 " Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa , bizim kırkınca -şirince- cennetin bir parçası olması gerekir . "

Yüzyıllar önce 1.800 olan nüfuslu bir Rum köyü olan Şirince Köyü’ne, mübadele ile birlikte Rumelili Türkler yerleşilmiş . O zamandan bu yana çoğunluklu olarak Türklerin yaşadığı adı gibi çok şirin bir köy Şirince ...
Şirince adı ile ilgili duyduğum bilgilere gelirsek de ;
" Şirince’ ye tarih boyunca sürekli değişik isimler verilmiş . Bunlar arasından en bilinenleri Kırkınca ve Çirkince .
Şirince’ ye neden Çirkince adı verilmiş derseniz, şöyle ki: Çok ama çok güzel bir köy olduğundan ve  köy halkının da  ' Kimseler buraya gelmesin , köyü çirkin zannetsinler .. ' diye düşünmesinden ; köyün adı Çirkince olmuş . Bu güzeller güzeli köy de Çirkince olarak tarihte yerini almıştır.  Cumhuriyetin ilk yıllarında İzmir Valisi'nin (ki o zamanlar İzmir Valisi Kazım Dirik’ miş) köyü ziyaret etmesine kadar köyün adı Çirkince olarak kalmış . "

Diğer anlatılanlara göre ise ;
" Köyün KIRKINCA olan eski adı Rum söyleyişiyle KİRKİNCE şeklini aldı. Türkler tarafından ÇİRKİNCE olarak telaffuz edilen isim, 1930` larda İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa`nın Şirince Ziyaretinde Köyün ilk Cumhuriyet öğretmeni olan ve şiirle ilgilenen Suat adındaki öğretmenin şiirini Paşa'ya takdim etmesiyle, Paşa'nın`da bu şiiri resmi dilekçe kabul ederek köyün ismini resmen değiştirmesi ile ŞİRİNCE olarak kabul edilmiştir.  "

Kırkınca , Kirkince , Çirkince , Şirince ....
Ne denirse densin pek güzel ....

15 Temmuz 2016 Cuma

Cumalıkızık Sabah Keyfi

Hadi Didemika gezenti hallerini merakla bekliyorum diyenler , bu paylaşım sizlere özel ...
Bu yıl 2'ncisi düzenlenecek " Uluslararası Cumalıkızık Ahududu Festivali " nin , 16 Temmuz'da gerçekleştirileceği bilgisini ilgilenenlere hatırlatmak ,
Ve gezenti notlarıma Cumalıkızık ile yeniden merhaba demek istedim .
Bu hafta sonu orada olabilmeyi isteyenler arasında ilk sıralarda olduğumu da itiraf ediyorum .
Didemikabirdelibirdolu Cumalıkızık sokaklarında gülhatmilere vurulmuşken ....

5 Haziran 2016 Pazar

İğneada , Beğendik Köyü ve Longoz Ormanları

Ramazan geldi hoş geldi ... Şükürler olsun bugüne de kavuştuk .
Hepimize hayırlı , bereketli ve huzurlu ramazanlar diliyorum .
Ve hemen gezenti ekibinin güzel günlerinden bahsetmek istiyorum .
İlk gezimiz Kıyıköy , Kastro ve Tekirdağ Üçlemesi ve ikincisi de Kırklareli Keşfi idi bildiğiniz gibi ..
İğneada sahilinde ... Akasyalar açarken şarkısı eşliğinde ...
Anladığınız üzere yine konumuz ; sık sık içimizde coşan Trakya aşkı ....
Her zamanki gibi gecenin bir vakti verilen kararla bizim gezenti ekibi sabah ola hayrola der demesine de ne olur olmaz diye hemen yine piknik için yollukları hazırlar , atar dolaba ...
Kuşluk vakti düşer yollara ...
Kaptanımız hepinizin yakından tanıdığı bir tanecik eniştem ; " Hemşerim memleket nire ?  " demeye gerek yok artık ...
Rotası kafasında hazır yine ; İstanbul – Saray – Vize –  Demirköy üzerinden bir yerler işte ....
Öyleyse bu sefer niye İğneada'ya gitmeyelim ...?
Trakya yollarında kanola tarlaları

24 Mayıs 2016 Salı

Kırklareli Keşfi

Bugün konum ; deyim yerindeyse doğa ile yaşadığım aşk ....
İşte o anlardan , yüreğimde kalanlardan ....
Beklediğiniz Trakya gezelim görelim ekibinden sizlere ...
Didemika  ile Kırklareli Keşfi
Yine bir gün ; akşam vakti anneler gününü bahane ettik ve hadi sabaha Kırklareli dolaylarını keşfe gidelim dedik .....
Gezi zamanımız anladığınız  üzere 2016 Mayıs ayı ...
Kim kim derseniz ; hepi topu bizim gezenti  ekibi yani ...
Ben , minnak kardeş , bizim tontiler ve tabi ki gezinin kaptanı bir tanecik eniştem ...
Bütün mahalle demeyeyim yani , o kadar da değil ....
Hoş benimle gezmek isteyenleri unuttum sanmayın , aklımdasınız ....
Yanıbaşımda birlikteyiz gezerken ....
Yine ortaya atılan bir fikir ve yine plan yok ...
Sabah ola hayrola denir ve güzel rüyalara dalınır ....
Kuşluk vakti düştük yollara ...
Yuppi heyyo sevinç çığlıkları arasında uyku mahmuru bizler , doluştuk arabaya ...
Trakya Memleketlim
E bizim kaptanın mekanları bu bölgeler ya gönül rahat ...
Kaybolalım , yeni keşifler yapalım ..
Lay lay looommm
Heybemizde piknik için bol malzeme ....
Yumy yumyyy
İş kalıyor gönlümüze göre yerler seçmeye ....
Benim kafamda deli sorular yine ;  " Şirinleri de görebilir miyim .... ?  "
Uppsss ....
Konu ben olunca tabi bu soru da sorulabilir hiç yadırgamayınız ....
Ama kafamdaki esas sorular başka ....
Bol fotoğraf çekebilecek miyim , telefonun hafızası yetecek mi , şarj aletleri tüm günü kurtaracak mı , çimlerde yuvarlanabilir miyim , kuzularla keçilerle sarmaş dolaş olabilir miyim ........
Hazır konu gelmişken ; telefon neredeyse hiç çekmiyor . Bu bizimle ilgili esasında ; bölge genelinde hep anayollardan çıkıp doğanın koynunda gezdiğimizden  telefonu fotoğraf çekimi dışında kullanmak pek nasip olmuyor .
Biliyorum yine gezinin etkisine kaptırdım ve kendimi kaybettim ....
Başlıyorum ; yanaşın bir hele ....
Trakya Davet Ediyor
Bölge huzur dolu ev sahibi gibi ; toprak yolları , gökyüzünü delip geçecek gibi duran devasa ağaçları , kuş sesleri , ara sıra ortasında kaldığınız su birikintileri , yeşil çayırları , orman gülleri , kendine özgü bitki türleri , yabani hayvanları ile biz misafirlerini bekliyor .
Bu kadar davetkar Trakya olur da bizler durur muyuz ...?

12 Mayıs 2016 Perşembe

Kıyıköy , Kastro ve Tekirdağ Üçlemesi

Gezelim görelim ekibi misali toplanın hele dostlar ;
Uzun zamandır dillendiremediğim cennet köşelerinden yaşadıklarım , gördüklerim ve cep telefon çekimi görüntülerim var .....
Trakya bölgesi ....
Bu kadar yakın olmasına karşın bir türlü keşfedemediğimiz saklı bir cennet ...
Mavi ile yeşilin masalsı buluşması ve etrafınızı saran Türk bayrağı ile Atatürk fotoğrafları ...
Gözüm , gönlüm , ruhum ve umutlarım için ....
Oksijen , enerji , huzur ve mutluluk depolamak için .....
Hele de havada pambuk bulut hanımlar var ise ....
Daha ne olsun ....
Değmeyin benim keyfime ...
Trakya'nın Gelinleri

22 Nisan 2016 Cuma

Didemika ve Sakura Aşkı

Merhaba;
Karabatak olduğumu , hala kaçırdıklarımı yakalayamadığımı itiraf ediyorum.Sizlerden affımı rica ediyorum .Sürekli özür dilemekle geçiyor yeni buluşmalarımız ... İnanın 07/04/2016 itibariyle sokağımızı etkileyen Telekom sorunu beni mahvetti ... Tam düzeldi diyorsunuz kısa bir müddet kullanmaya çalışırken tekrar gidiyor .Bir de o kadar çok internet ve telefonun lazım olduğu bir dönemdeyim ki anlatamam .Artık geçen gece pılı pırtıyı topladım ve minnak kardeşimin evine gittim .Sabah tekrar eve dönmem gerekti. Eve döneyim ki ya belki Telekom arıza ekibi gelirse diye .... Evden çıkmamam lazım ki ya kapı çalar olmazsam .. Acabalarla yaşamaktan artık psikolojimiz bozuldu .. Şu satırları yazarken bile eyvah gider mi diye düşünmüyor değilim ..
Ama hemen ; mevsim bahar mutluluk çanları çalıyor , kelebekler pır pır , arılar vız vız , çiçekler rengarenk diyerek Polyanna moduna giriyorum ...

Sizlerden uzak kaldığım dönemlerden birinde kendimi bir Japon Bahçesi'ne atmıştım , o anları paylaşmak isterim ...
Yüzüme gözüme bulaşan kiraz çiçeklerinin kondurdukları öpücükler , ruhumdaki hüzün , neşe , huzur , yüreğime dolan aşk , gönüle dolanlar taşanlar ve yaşananlar ....

Günlerden bir gün , bir bahar ayında Didemika 'nın sakura sevdası depreşir ...
Japonya 'ya gitse de o festivallere katılsa ; bir de Hanami yapsa hayalleri alır götürür ...
Yetinmeyi bilmek gerek der ve bulduğu her sakura ağacı ile kendinden geçer ...

Bu seneki Didemika ve Sakura Aşkı pembe karlar gibi yüzüne düşen çiçekleriyle başlar ....
Didemika ve Sakura Aşkı

6 Nisan 2016 Çarşamba

İstanbul 'da Bahar Yaşamak

Bu yazı benim gibi bahar coşkusu ile dolup taşanlar için olsun ...
Bahar ; umutları , tazeliği , bereketi ile hepimizin yüreğine ve evlerine huzurlu mutluluklar getirsin ...
Adeta doğayla birlikte bize de bir tazelenme sihri taşısın …
Arınalım üzerimizdeki hüzünlerden , kötülüklerden , acılardan , vicdansızlardan ....

Benim için İstanbul 'a en çok bahar yakışıyor ...
Bahar her yere yakışır ama ülkemin en kalabalık , hareketli , trafik yoğunluğu vb derken yaşam zorluklarının en çok hissedildiği stresli şehrime bir başka hava katıyor . Büyük şehir hastalıkları bizde daha çok ya ; bize biraz bahar lazım ....

İstanbul 'a bahar bir başka yakışıyor ...
Tıpkı bahara yakışan “ Aşk ! ” gibi ....
İstanbul 'da Bahar Yaşamak

17 Şubat 2016 Çarşamba

Neler Oluyor Hayatta


Fonda 1976 yılllarından Uğur Akdora sesinden çalan  Hayırdır İnşallah parçasını dinleyerek bu yazıya başlayayım dedim . Hani bazılarımız Neler Oluyor Hayatta diye bilir ; Hababam Sınıfı'nın o muhteşem sahnesiyle hatırlayanlar çoğunluktadır . Buyrun sözleri ;

 " Neler oluyor hayatta
Bir de şu rüya gerçek olsa olsa
Sabah olup uyanınca
Her şey yine aynı kalsa

Beni unuttu sanmıştım
Bir de baktım ki, işte orda, orda
Anladım ki çok yanılmışım
Beni çok seviyormuş oysa

Onun sesi
Ta kendisi
Geri gelmiş demek
“Sensiz” diyor, “yaşanmıyor”
Aşk bu olsa gerek
Karanlıkta, sokaklarda
Elinde bir çiçek
Beni arıyor, beni soruyor
Hayırdır inşallah Hey

Uzun desem
Uzun değil
Bir yol var önümde
Yeşil desem
Yeşil değil
Beyaz bir elbise
Gümüş desem
Gümüş değil
Altın bir yüzükle
Bana bakıyor gülümsüyor
Hayırdır inşallah Hey  "

Kimler mırıldanmaya başladı ...?
Kimler şarkının verdiği değişik mutlulukla yüreğinden yansıyan sıcacık gülümsemeyi yüzüne kondurdu ....?
Şubat baharı

Killing Eve

  İngiliz yazar Luke Jennings'in , Codename Villanelle adlı kitaplarından uyarlanan ve BBC’nin düşük bütçe ile çektiği kaliteli yapımla...