Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2016 Pazar

KLON

Uzun zamandır yoksun diyenler , merak eden sevgili güzel yürekler ....
Merhaba;
Ramazan ayı , okullar kapandı , tatiller başladı vs derken ; çoğumuz bambaşka bir koşturma içine girdi . Ben de madem kimseler yok , bir müddet yoğunluğu alışkın olduğum instagram ( tık tık )  vermek etmek istedim . Ben blog olarak yeni yeni tanışma evrelerindeyim . Ama şahsi instagram hesabım çok uzun yıllara dayanıyor . Hep söylediğim gibi telefon çekimleri ile de olsa fotoğraf aşkım bambaşka ... Bu nedenle Didemikabirdelibirdolu instagram hesabım da hareketli olsun istiyorum .
Geçen gün tatilciler , orman yangınları  ve hiç bir insan can kaybına uğramadı haberleri derken ; sadece insan canı mı önemli ...? Doğayı yok ettikçe yaptıklarımız biz kendimize değil mi ...?
Kafada yine deli sorular başladı benim ...
Didemika yine dellendi doldu taştı ....
Aklıma caretta caretta geldi ve instagramda bir paylaşım yaptım . O paylaşımı az değiştirerek blog için de uygulayınca gördüm ki ; o kadar çok güzel yürekli insan varken benim hala umudum var ...
Ne mutlu bizlere ....
En kısa sürede affınıza sığınarak ve kaçırdıklarımı telafi ederek sizlerin neler yaptığına da bakacağım ...
Sonra da cumartesi günü için ; benim sizlerin de yakından tanıdığı bir tanecik eniştem ve kuzeninin Ege'de bir yerlerde işleri çıktı . Ailece yapacağımız planlar da tabi ki suya düştü ... Eldeki imkanlar dahilinde yapılması olası şeyler yine her zamanki gibi son dakikada aklımıza düştü ve  gezenti ekibi yollara düştü ....
Beklediğinize değecek mi beni ; yazım hazır olunca ve sizler de okursanız , göreceğiz .....
Eskihisar Topçular Feribotu ile başlayan çılgın ve inanılmaz hızlı gezi günlüğünde sizlere 12 ayrı nokta için yol bildirimi yapabilirim .. Ama anlatacaklarım çok değil , sanırım , merak etmeyin ...
Hızımıza ve çılgınlığımıza inanır mısınız ; işte orasını bilemem ...

Şimdilik sizlere keyifli ve huzurlu pazarlar dileyerek , günün konusuna geliyorum ....


Kitapçıdasınız ve arkadaşınızın durmadan size söylediği o gerilim romanının adını hatırlamaya çalışıyorsunuz .... Ve işte orada ... Elinize alıp , arka kapağa bir göz gezdiriyorsunuz ;

“ Klonlama uzmanı Doktor Davis Moore’un on yedi yaşındaki kızı tecavüze uğrayıp acımasızca öldürülür. Olay hakkında soruşturma açılır; ancak bir sonuca varılamaz. Aylar sonra Moore kızının eşyalarını polisten geri alır ve bunların arasında kazayla unutulmuş, içinde katilin DNA’sı bulunan küçük bir şişeye rastlar. İşte o an Moore’un beynine korkunç bir düşünce saplanır: Belki kızını değil ama onu öldüren adamı klonlama olanağına sahiptir. Peki kızının katilinin gözlerinin içine bakmaya ne kadar dayanabilecektir?
Justin Finn, üç yaşına bastığında diğer çocuklardan farksızdır. Canlı, neşeli ve sevimli: Ondan zerre şüphe etmeyen anne ve babasının gözündeyse masum bir bebek. Ne var ki yüzü, bir gün mükemmel bir genetik kopya olarak soğukkanlı bir katilinkine tıpatıp benzeyecektir.
KLON küçük bir çocuğun bir gizemi çözmesi için dünyaya getirilişinden yola çıkarak , kötülüğün kaynağını sorgulayan , klişelerden uzak , dahice yazılmış özgün bir roman . Kaldırdığınız her taşın altında bir zeka parıltısı göreceksiniz .”

Elinizden bırakır mısınız artık o kitabı ..?
Yıllar önce aldım ve okudum ...
Hadi hakkında konuşalım ....
Ne o , surat mı astınız bana siz ; heyecanı kaçtı , zaten konu belli , bir de sen anlatacaksın .....
Sakin olalım blog dostlarım ....
Tamam neler yaşanacak az çok bilgi sahibi olup , fikirler üretmeye başladınız bile de  ...
Unuttuğunuz , önemli  kısım şu ki ; tüm bunlar nasıl olacak ....?
Yaklaşık onyedi yıllık bir zaman boyunca adım adım izleyeceksiniz ...
Bilenler susuyor ve bilmeyenlere .....
Ben anlatayım ....
Klon
Kevin Gilfoile

12 Haziran 2016 Pazar

Orijinal Cinayet(ler)

2008 yapımı suç ve gerilim filmi Orijinal Cinayet(ler)
Yaşayan efsaneler Al Pacino ve Robert De Niro aynı filmde olur da seyretmeyen bir sinemasever olur mu ...?
Peki o seyredenler filmi beğendi mi ?
Yoksa senaryosunun kötülüğünden ve gereksiz aldatmacalardan tüm suç Jon Avnet 'in diyenlerden misiniz ?
Al Pacino ve Robert De Niro filmde emekliliğe hazırlanan New York polisinde iki dedektif rolünde ... Neredeyse 30 yıldır ortak olarak çalışan iki eski dost rozetlerini teslim etmeden önce son bir iş daha alırlar .  Yasadışı yollarla suçluları öldürüp kısa şiirler bırakan bu seri katilin peşine düşerler . Tüm şiir dört satırdan ibaret ve imza niteliğinde ... Cinayetleri çözdükçe bir önceki cinayetlerle benzerlik olduğunu farkederler . Yanlış insanı yakaladıklarını düşünürler ve kendilerini sorgularlar . Yasadaki boşluklar nedeniyle suçları cezasız kalanları öldüren bir katilin izini sürmektedirler .
Merak etmeyin spoiler vermem mümkün değil ...
Tahmin edilebilir sonu , olmadık aldatmacalarla süslü püslü ,karmaşık bir senaryoda topladıkları için bilemedim ....
Ama iki dev sanatçı hepi topu kaç filmde birlikteler ki ; izlemeniz gerekli derim ...

Beyazperde.com dan alınan film görseli
The Times göre 2008'deki 100 Kötü Filmler listesine dahil edildi .

Belki iki efsaneyi aynı sahnede görmenin verdiği haz bana filmi sevdirdi ....
Belki o gün kafamı çok yormadan izleyebileceğim bir suç gerilim filmi istedi canım ...
Bilemiyorum ....
Hani puan ver deseniz düşünüyorum da ; puanı sadece efsanevi oyuncular alır benden ...

Gecenin bu saatinde sahuru bekleyenler için bir dua ;

" Yarabbi,
Hayırlar ver başımıza
İyiler çıkar karşımıza. .."

Güzelliklerle dolu , huzurlu sabahlara uyanacağımız sağlıklı  günlerimiz olsun ...

4 Nisan 2016 Pazartesi

Çıkış

Çıkış ve Japon gerilim edebiyatı ile ilk tanışmam ....
Odamdaki mini kütüphaneme bakarken iyi ki korkmadan almışım dedim ...
1. Basım 2006 yılı  ve ben turizm şirketi otobüsü ile Belek 'teki tatilime gidiyorum . Neden ve nasıl yaptım bilmiyorum ama o sene yanıma kitap almamıştım . Sanırım yine oda lazım olursa ya buda lazım olursa diye bavulları şişirdim ve bu seferlik kitapsız mı gideyim dedim , bilemiyorum .
Mola zamanı .... Ben kitapların başında aldım soluğu ... Hayatımda ilk kez hiç bilmediğim ve detaylı bakamadığım bir kitabı arka kapak konusuna göre satın alarak otobüsü kalkarken zor yakaladım ...

 " Japon gerilim edebiyatının en başarılı örneklerinden biri olan Çıkış, sıradan insanların da zamanı geldiğinde birer ölüm makinesine dönüşebileceğini son derece gerçekçi ve sarsıcı bir üslupla ortaya koyuyor.
Tokyo'da, bir fabrikanın gece vardiyasında çalışan dört kadının merkezde olduğu romanında Kirino, ortaklaşa bir suçun gölgesinde yaşayan, birbirinden farklı dört karakterin yaşamını anlatıyor. Ölümcül sırlar, karakterleri birbirine yaklaştırırken aslında onları bir yok oluşa doğru götürüyor.
Çıkış'ın yaratmayı başardığı gerilim düzeyi de, Kirino'nun karakterlerinde saklı.
Japon yazarın karakterleri, soğukkanlı oldukları kadar inandırıcı da.
Başından sonuna hiç düşürmediği temposuyla okuru diken üstünde tutan yazar, ödüllü romanı
Çıkış ile Türk okurlarıyla buluşuyor. "


Çıkış ,            1998 - Japonya Gerilim Ödülü
Soft Cheesk , 1999 - Naoki Edebiyat Ödülü
Çıkış ve Natsuo Kirino
Kitap , Flannery O'Connor şu sözü ile başlıyor ;
 " Hayal kırıklığına giden yol ;
deneyim kazanmayı reddetmekle başlar ....  "

Farklı hayatları ve hayalleri olan Masako, Yoshie, Yayoi ve Kuniko bir yemek fabrikasında gece vardiyasında çalışan  dört kadındır. Hepsinin hayatını geçindirmek için tek ortak derdi ; para ...
Yoshie ; içlerinde en yaşlısı , en tecrübeli fabrika çalışanı ve lakabı ' Kaptan ' . Ölen eşinin ardından ergenlik çağındaki kızına , yatalak kayınvalidesine , sonradan ortaya çıkan büyük kızına ve torununa da bakmaya çalışır .
Yayoi ; içlerinde en güzel olan ... Ama kazandığı tüm parayı kumara yatıran ve şiddet uygulayan bir eşe sahiptir .
Kuniko ; özenti bir karakter .. Üstü açık araba kullanması dolayısıyla , çevrede dikkat çeker ve kendisinden pek hoşlanılmaz . İnanılmaz bir borç batağındadır .
Masako ; iş hayatında hayal kırıklığına uğrayan ve kadın olduğu için yükselemeyen bir insan . Çok yalnız ve belki de içlerinde en iradelisi ... Ergen oğlu hiç konuşmuyor ve kocası içine kapanık .. Birbirleriyle iletişimleri yok .
Bir de erkek karakter Satake var . Aşık mı .... ? Bu aşk mı ... ? Psikopat mı ...? Psikopatlık mı ...?

Yazarın yarattığı farklı karakterlerdeki dört Japon kadınının gerçekçi yaşantısının birebir içindesiniz . Psikolojik ve sosyolojik tahlillerini rahat yapabiliyoruz. Biraz Japon kültürü hakkında da fikir sahibi olabiliyoruz . Kahramanların yıpratıcı iş yaşamının hayatlarına etkisini derinden hissediyoruz .
Ataerkil bir toplum olan Japon toplumunda kadın olmanın zorluklarını yaşayabiliyorsunuz . Aile düzenini kadın sürdürüyor . Omuzlarına ağır yük yüklenen kadınlar bir de çalışarak kendi yaşamlarını düşünmeden feda ediyorlar . İyi bir eş olmak için de çabalıyorlar .

Bir cinayet ve bir suçlu var . Ama bilindik türden değil , alışagelmişin dışında bir tarzda ve akıcı olarak okunuyor .
Bazılarına göre tam bir gerilim sayılmayabilir . Ama ustaca işlenmiş ayrıntılarla örülmüş , biraz depresiflik ve psikopatlık barındıran değişik bir hikaye de diyebiliriz .

Kitabın sonuna doğru katilin yakalanıp yakalanmaması konusunda kendinizle fikir savaşı yapabilirsiniz . İyi ve kötü kim kendinizi sorgulayabilirsiniz ...
Çıkış arayışı sonuçlanabilecek mi ...?

Tanıtım yazısında ; 
" Çıkış, sıradan insanların da zamanı geldiğinde birer ölüm makinesine dönüşebileceğini son derece gerçekçi ve sarsıcı bir üslupla ortaya koyuyor.  " 
diyor ya , bu cümleye özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum . Şu zamanda bu hayat şartlarında sık sık duyduğumuz cinayetleri bir düşünün .... Çoğu sakin ve sıradan insanlar ....












Killing Eve

  İngiliz yazar Luke Jennings'in , Codename Villanelle adlı kitaplarından uyarlanan ve BBC’nin düşük bütçe ile çektiği kaliteli yapımla...