29 Şubat 2016 Pazartesi

Ufacık Bir Gülümseme Gerek

Merhaba ;
Sizlere geri dönüş yapamadım ve biraz uzak kaldım ; kusuruma bakmayın ... Hatırlarsanız daha önceki  'Yitirilenler ' başlıklı yazımda ;
 " ..... Kimi zaman öyle bir döneme gireriz ki yaşamın ve yılların kazandırdıkları , kaybettiklerini fazla düşünür oluruz ... İşte öyle bir dönem benim için ...
Yitirilenlerin yaprak fırtınası misali olması belki de bu dönemi tetikleyen ...
Artık ben de düşünür oldum ;
" Gerçekten de büyüdükçe yitirdiklerimiz çoğalıyor mu acaba ..? "
Ne dersiniz? ....... " demiştim .
Gerçekten de Rabbim 'in  bizi sınadığı , ailece yitirdiklerimizin çoğaldığı zor bir dönemden geçiyoruz. Eniştem yani kardeşimin babası Uğurlu amcamın vefatının gecesi hastahaneye kaldırılan küçük kardeşi Akif amca da daha fazla dayanamadı ve .... 23 gün sonra kavuştular. .. Mekanları cennet olsun ...  Allah hepimizin geçmişlerine rahmet eylesin ....
Kekler benden çaylar Akif amcadan olacak ve bol kahkahalı sohbetler olacaktı. ...
Bu elmalı tartı bir tanecik eniştem Ufuk kardeşim biraz gülümsesin diye yaptım. .. Çok üst üste geldi yitirilenler. .. Babacığının daha kırkı çıkmadan. .. Kardeş can demek ya ...
Canımın canı acıyınca ; ailece yaşıyoruz ...
Ufacık bir gülümseme gerek. ....
Yitirilenler için teselli olmuyor. ..
Yürekte ve dualarda .....
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitabında  Sussanna Tamaro ;
" Ölüler yokluklarıyla değil de onlarla bizim aramızda söylenmeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl. "  der ....
Yine Campbell bir sözünde der ki ;
“ Arkada bıraktıklarımızın yüreklerinde yaşamak, ölmemektir. "
Yüreklerimiz sevgiyle , saygıyla , hasretle ve duayla .......

Sevgiyle , umutla , sağlıkla , mutlulukla , bereketle , aşkla ve huzurla dolu bir hafta diliyorum .


26 Şubat 2016 Cuma

En Az 9 İhtimal

Bir Batılı düşünür Sylviane Herpin ünlü önermesinde der ki:

Düşündüğünüz,
söylemek istediğiniz,
söylediğinizi sandığınız,
söylediğiniz,
karşınızdakinin duymak istediği,
duyduğu,
anlamak istediği,
anladığını sandığı
ve
anladığı arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az dokuz ihtimal vardır. ”

Demek ki ; insanların birbirini yanlış anlaması için en az dokuz ihtimal var .
Peki ya ;  insanların birbirini anlaması için kaç ihtimal var ?
En Az 9 İhtimal  & Sonsuz Olasılıklar

25 Şubat 2016 Perşembe

Kamelya Aşkım

Yılın ilk kamelyası  açtığına göre benim için kış bitti bitecek ....
Hatta iki ayrı renk aynı anda ;  kırmızı ve pembe olarak ...
Didemika neşelenir ve kamelya parti zamanı için hazırlıklara başlar ....
Bende ;
İlkbahar mevsimi için çanlar çalmaya ,
Umutlar yeşermeye başladı yani ....
Yandınız a dostlar ;
Fotoğraflarını çekip , paylaşmalara doyamam ben ...
Ben ve kamelya aşkımdan çok çekeceğiniz var çok ...

Kamelya herkes tarafından bilinen bir bitki değil aslına bakarsanız ... Güller , laleler , zambaklar , açelyalar gibi yer tutmaz gönüllerde ... Benimkisi başka türlü bir aşk ... Belki babamdan fazla huy almışım bu konuda ...
Benim için özel olmasının bir başka nedeni daha var . Evimizin oğlu konuşan muhabbet kuşumuz Can , kamelyamızın toprağıyla bir bütün olduktan sonra , daha bir sevdim ... Can'ı sever gibi .... Konuşarak , severek , dokunarak , öperek ....
25 Şubat 2016 Yılın İlk Kamelyaları

24 Şubat 2016 Çarşamba

Merhaba Demenin En Güzel Karşılığı

Merhaba;
Yeni doğan güne , gelmekte olan bahar mevsimine , yüreğime düşen umuda , sevgiye , aşka , çay saati muhabbetlerine , kahve keyfine , ciğerlerime dolan taptaze havaya , kuşlara , çocuk cıvıltılarına , kendimize , yakınlarımıza , hatta tanımadığımız kişilere , hepinize , herkese , her şeye .....
Günlük hayatımızda birini görüp karşılaştığımızda  sık sık kullandığımız  " Merhaba  " kelimesine kulak aşinalığımız var hepimizin ... İnternette kelimenin kökenini araştırdığımızda farklı bilgilere ulaşıyoruz . Esenleşme sözü olarak kullanılıyor . Kökeninin Arapça ya da Farsça olduğunu düşünenler var . Şunu baştan söyleyeyim ; ben en çok sevdiğim kısmı alıp ; öne çıkarmaya niyetliyim ..... 
Ve tüm iyi niyetimle size sesleniyorum :
Merhaba ;  " Benden size zarar gelmez .  "
Şu zamanda çoğumuz bilerek ya da bilmeyerek gerçek anlamında kullanmayabiliriz . Hayat koşmacası içinde ; standart bir kalıp haline geldi bu kelimeyi kullanmak ...
Masumluğunu ne kadar koruyabilmiş olduğu tartışılabilir ...  Belki bundan sonra hepimiz için daha anlamlı ve hoş olabilir ....
Ne dersiniz ... ?
Merhaba Demenin En Güzel Karşılığı

20 Şubat 2016 Cumartesi

Umut Dolu İzlenesi Filmler

Umudunuzu kaybettiğinizde ne seyreder , ne okur , ne dinler , ne yaparsınız ...?
Herkese , her şeye ve tüm olanlara inat ....
Hayatta olduğunuza , aldığınız nefese , sevdiklerinize , aklınızın başında olduğuna , insan kalabilmek için çabalama gücünüze , hissedebildiğinize , duyabildiğinize , görebildiğinize , güneşe , yağmura , denize , ............ şükrederek ....
Minik sihirli dokunuşlarla bir şeyleri düzeltebilme , onarabilme yetiniz olduğunu anımsayarak yeniden ayakta durabilmek için ; neler yaparsınız .....?

Bir düşünelim mi ...?
Diyelim ki ; çok huysuz , mızmız ve üşengeç bir gündeyim ...
E en kolay yol ; ayaklarımı uzatıp , sırtımı yaslamak ...
Bünyeyi şımartmak için ; mide bayram etmeli ve yasaklar delinerek parti zamanı yiyecekler el altında olmalı ...
Zaman geçirip , kafa dağıtmak için de ; film ....

Umut aşılayan , ruhuma iyi gelen , yüreğime dokunan , gözpınarlarımı dolduran ve yüzümde gülümseme yaratanlardan diyorum ...
Aklıma ilk anda gelenlerden ve tekrar tekrar izlenesi olanlardan  :

19 Şubat 2016 Cuma

HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ VE HİÇ KİMSE….

Biraz umut kırıntısı bulmam gerek derken ; elimde yine  Kendi Kutup Yıldızını Bul kitabım .... Hikayenin kaynağı yani .... Düşündürücü , yalın ve çarpıcı ...
Birilerini suçlamak yerine .....  Herkes üstüne düşen işi yapsa ....
 " Bir olmak  "  , herkesin üzerine düşen işi yapması , insanca davranmak .... Bu kadar mı zor ..?
İnsanlar öldükten sonra suçlamışsın , yazmışsın , tartışmışsın , öneri getirmişsin , çözüm üretmişsin ne kıymeti var!
Herkes bir olup ; karşılıksız bile olsa , çıkarsız herhangi biri için herhangi bir şey yapsa ....

HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ VE HİÇ KİMSE….

Bu öykü HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ, ve HİÇ KİMSE adlarında dört kişi ile ilgilidir.

Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve HERKES bu işi BİRİSİNİN yapacağından emindi.

BİRİSİ bu durumuna sinirlendi; çünkü iş HERKES’in işiydi.

HERKES işi HERHANGİ BİRİ’nin yapabileceğini düşünüyordu.

Fakat HERKES’in o işi yapamayacağını HİÇ KİMSE anlamamıştı.

Sonuçta HERHANGİ BİRİ’nin yapabileceği bu işi HİÇ KİMSE yapmadığından, HERKES, BİRİSİNİ suçladı.

Yazan: YIBA GLASS

Bu yüzden herkes kendi üzerine düşeni  önceden yapmalıdır.

Diyeceğim o ki ; lütfen birbirimize nefret yerine sevgiyle bakalım ...
Can kulağı ile dikkatle birbirimizi dinleyelim ve ortak çözümler üretelim ...
Elden ele biraz umut ve mutluluk kırıntısı için ...
Elim sizde ...
Huzurlu , aydınlık , umut ve mutluluk dolu yarınlara ...

HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ VE HİÇ KİMSE….

18 Şubat 2016 Perşembe

" Bir olma "

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı o anlar . . .
Dün Ankara'da  düzenlenen terör saldırısında ölenlerin yakınlarına , bizlere , hepimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum . Yaralılara da acil şifalar ...

Şu sıralar o kadar çok başsağlığı diler olduk ki ... Bu günlerde yaşananlara söylemler yapıp ardından normal bir şekilde duyarsızlaşmaya başladık gibi ... Sıradan günlük olaylar haline geldi sanki ... Trafik kazası haberleri dinler gibi ... Sağlıklı bir  tutum içinde miyiz bilinmez ... Ruhumuz felç oldu sanki ...

 " Ben iyiyim  " demekten utanır hale gelmek  .... Normal yaşam sürmeye çalışmaktan ....

Tam hayatımın kontrolü benim elimde , acılar beni olgunlaştırır diyorsunuz .... Üzerine yenileri eklene eklene ....

Doğal bir afet olsa Allah'a atfedilebiliyor gibi ... Ama bir başka yaşamı yok etme hakkı kime verilmiş ... ? Bir insan nasıl böyle bir şey yapabilir ?

Anlamlandıramadığın bir acı karşısında çaresiz olmak ....
Didemika Bir Deli Bir Dolu

17 Şubat 2016 Çarşamba

Neler Oluyor Hayatta


Fonda 1976 yılllarından Uğur Akdora sesinden çalan  Hayırdır İnşallah parçasını dinleyerek bu yazıya başlayayım dedim . Hani bazılarımız Neler Oluyor Hayatta diye bilir ; Hababam Sınıfı'nın o muhteşem sahnesiyle hatırlayanlar çoğunluktadır . Buyrun sözleri ;

 " Neler oluyor hayatta
Bir de şu rüya gerçek olsa olsa
Sabah olup uyanınca
Her şey yine aynı kalsa

Beni unuttu sanmıştım
Bir de baktım ki, işte orda, orda
Anladım ki çok yanılmışım
Beni çok seviyormuş oysa

Onun sesi
Ta kendisi
Geri gelmiş demek
“Sensiz” diyor, “yaşanmıyor”
Aşk bu olsa gerek
Karanlıkta, sokaklarda
Elinde bir çiçek
Beni arıyor, beni soruyor
Hayırdır inşallah Hey

Uzun desem
Uzun değil
Bir yol var önümde
Yeşil desem
Yeşil değil
Beyaz bir elbise
Gümüş desem
Gümüş değil
Altın bir yüzükle
Bana bakıyor gülümsüyor
Hayırdır inşallah Hey  "

Kimler mırıldanmaya başladı ...?
Kimler şarkının verdiği değişik mutlulukla yüreğinden yansıyan sıcacık gülümsemeyi yüzüne kondurdu ....?
Şubat baharı

15 Şubat 2016 Pazartesi

Kaçıranlara İzlenesi " The Mentalist "

Benim kimilerine göre kusur sayılan ama kendimce özelliklerimden biri ; modayı yakından takip etmemem ... Bu özelliğim sadece moda ile sınırlı değil ne yazık ki ... Yeni kitaplar , filmler , diziler vb gibi devam ediyor . Özellikle yaptığım bir durum söz konusu olmamakla birlikte tüm yorumlar bittikten sonra etki altında kalmadan tadını çıkarma belki ... Tam durumumu henüz keşfedememekle beraber ; hal ve tavırlarım hakkında bir bilgi aktarayım dedim ... Yani durduk yerde size sandıktan eskilerden  bir şeyler çıkarıp sunabilirim ; belki daha önce kaçıranlar benden yakalar belli mi olur ...

Belki bazınıza göre çok şey kaçırmış olabilirim ; ama iyi ki öyle yapıyorsun diyen de var ... Bu durum her zaman böyle değil ama bu ayrı bir konu .... Kimi zaman bir bakmışsınız ilk benden duymuşsunuz ; kimyam değişiyor sanırım ... Mesela Issız Adam ilk çıktığında çok gitmek istedim. Ama bir türlü o sıralar ilk haftalara denk getiremedim iş yoğunluğundan ... Sonra o kadar çok yorum yapıldı ki ; ben bu filmi etki altında seyredemem dedim. Çok aktif bir twitter kullanıcısı olmamakla birlikte bir gün  ' Issız Adam seyretmeyen tek kişi benim sanırım .. ' diye bir tweet atmış bulundum . Bir arkadaşım daha piyasaya bile sürülmeyen , henüz daha sosyal medyada konuşulma aşamasında olan ' İncir Reçeli ' seyretmelisin tavsiyesinde bulundu . Bir de sırtımı sıvazladı ; iyi ki izlememişim ... Ta taaaaaaammmm bendeniz ilk İncir Reçeli izleyip tabiri caizse hönkürerek ağlayanların başında oldum . Bu işe kendim de şaştım , o da ayrı bir konu ... Merak eden olur mu bilmem ama ; Issız Adam , Benjamin Button Hikayesi vb hala seyretmedim .

Yine yıllar evvel inanılmaz yoğun bir çalışma tempom vardı . Yemekleri bile çalışma masasında yediğim , geceleri eve dönebildiğim türden ... Birden kaç yaşındayım bari şu dans hayalimi gerçekleştireyim dedim ve bir kursa yazıldım . ( Bu da ayrı bir konu belki bir ara paylaşırız. ) Beyoğlunda Akademi İstanbul Salon Dansları öğrencileri arasına katıldım . Sanırım erken gittim o gün bilmiyorum , ayaklarım Robinson Kitabevi'e gitti . İlk kez girdiğim kitabevine adeta aşık oldum . Kendimi ne kadar zaman kaybettim bilmiyorum ; ayıldığımda elimde Christian Jacq  Ramses vardı . Babam ve kardeşlerimle  bizim için Mısır özel olduğundan herhalde , kitabı aldığım gibi çıktım . Soluksuz okudum ve devamını bir aydan fazla her kitabevinde aradım ; bulamadım . İnternetten araştırma yaptım ki ne göreyim ; kitap yeni çıkanlarda inanılmaz ses yapmış ve ikinci kitabın çıkmasına daha çok varmış . İnanamadım ; kitabımı kendim keşfetmiştim . Kitabı çok daha önce aldığımdan ilk ben okudum gibi oldu ....

Anlayacağınız ilginç bir karakter sahibi bir arkadaşınız olarak karşınızdayım ....

The Mentalist

14 Şubat 2016 Pazar

Sevgililer Günü Muhabbetleri

Bir Sevgililer Günü daha özellikle sosyal medya sayesinde yine gündemin başına oturur oldu .... Malum blog yazarlığı işine soyundum ; ben de konuya el atayım dedim .

Eeeee , o zaman  başlasın Sevgililer Günü muhabbetleri .....

" Ben böyle günlere karşıyım.. İnsan annesini, babasını, sevgilisini senede bir gün mü sever?.."
" Bugün bu özel günü dünya çapında romantik ve ticari büyük bir iş alanına çevirdiler .....  "

" Bu bir Hıristiyan geleneği, yok yok pagan geleneği .... Kızlar erkekler eşleştirmesi ....."
" Biz Sevgililer Günü kutlayınca aşklarımız kalıcı mı olacak ...?  "
" Sevginin günü ve derecesi yoktur . Seviyorsam her gün seviyorumdur ...  "
" Sevgilisi olan heyecan ile  hazırlanadursun da peki ya sevgilisi olmayan ne olacak .... "
" Ay bir an önce geçsin gitsin de kurtulalım ....  "
..... diye sürüp giden uzun uzun hararetli  konuşmalar .....


Sevgililer Günü hakkında benim de bir şeyler söylemem gerekirse ; 

" A dostlar bırakın kim ne derse desin .... İsteyen kutlasın , istemeyen kutlamasın .
Her kim para kazanıyorsa kazansın ; kimbilir belki de hiç ummadığınız birine ilaç gibi gelecektir o para ...Bilemezsiniz ...
Tıpkı sonraya ertelenen sevgilerimize ne olacağını bilemediğimiz gibi ...  
Kimse kimseyi incitmeden sadece birbirine saygı duysun ...
Sonra mı ; keyfini çıkarın sevgi gününüzün...
Sevdiceğinize elbette tek bir gün değil her gündür sevginiz eminim .... Ama öyle bir zamanda yaşıyoruz ki ; çoğu zaman birbirimizi ihmal edebiliyoruz . Hayat koşmacası içinde kaybolabiliyoruz bazen ...
Sevgililer Günü bir fırsat bence ...
Kime ne zararı var söyleyin fazlasıyla sevdiğinizi ...
Öpücüklerle taçlandırın mutluluğunuzu ...
Sımsıcak sarılmalarla iyi ki varız deyin ...
Keyfinize kalmış alacağınız hediye ....
Yürekten doya doya sadece size özel bir gün yaşayın ....
Sevdikçe ve sevildikçe var olduğunuzu hissedin ....  "  derim ....


Bizim Tontiler , Sevgililer Günümüz mutlulukla dolsun

13 Şubat 2016 Cumartesi

Uluslararası Kitap Değişim Günü

14 Şubat Sevgililer Günü olması dışında, farklı bir anlamı daha var : 
“Dünya Kitap Değiş Tokuş Günü”


14 Şubat genelde Sevgililer Günü olarak bilinse de, 2012 yılından beri Uluslararası Kitap Değişim Günü olarak kutlanmakta. Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletinden 6 yaşındaki Jack Broadmoore tarafından ortaya atılan bu gün, Jack’in annesine bir tatil günü icat ettiğini söylemesi ile başlıyor. “Kitap Değişim Günü” adını verdiği bu günde arkadaşlarını ve ailesini kendi aralarında kitap değişimi yapmaya cesaretlendiriyor.

Çocuk kitabı yazarı olan annesinin, Jack’in fikrinden yola çıkıp çocuklara bedava kitap verilmesini desteklediği blog yazısından esinlenen Hindistan, Güney Afrika, Avustralya, Brezilya, Filipinler, Singapur, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda ve ABD’de ki blog yazarları da insanları Uluslararası Kitap Değişim Günü’nü kutlamaya çağırdı.

Uluslararası Kİtap Değişim Günü’nü kutlamanın üç kolay yolu var:

1. Bir arkadaşınıza veya bir akrabanıza kitap verin
Kullanılmış, yeni ya da ödünç aşınan bir kitabı aileniz ve yakın dostalarınızla paylaşın.

2. Bir lobiye ya da bekleme odasına bir kitap bırakın
Çocukların beklemekten sıkılabilecekleri, çok az ya da hiç kitabın olmadığı bir oda seçin ve oraya gizlice ya da reklamınızı yapa yapa parasını ödediğiniz bir kitabı bırakın. Buradaki amaç çocuklara kitap okuma sevgisini aşılamak, o yüzden eğlenceli bir kitap seçin.

3. Bir kitap bağışlayın
Bir kutu çocuklarınızın ya da kendinizin okuduğu ve paylaşmak istediğiniz kitapları gerçekten işe yarayacak insanların eline ulaştırın.
Kitaplarınızı yerel ikinci el kitapçılarıza, kütüphanelere, çocuk hastanelerine ya da barınaklarına bağışlayabilirsiniz, ya da kitaplarınızı ihtiyacı olan çocukların ellerine ulaştaracak kampanyalara katılabilirsiniz, TEGEV gibi direkt olmayan ya da Kardeş Okullar gibi direkt bağış yöntemlerini seçebilirsiniz.

4. Duyan bilen artsın, herkes daha çok kitap değişimi yapsın.
Hikayenizi ve fotoğraflarınızı #giveabook etiketi ile sosyal medyada paylaşın ki kitap değişimimiz çoğalsın.

Uluslararası Kitap Değişim Günü’nün websitesi: http://bookgivingday.com/



Yukarıdaki yazı http://www.yesilist.com/cms.php?u=kitap-degisim-gunu-kutlu-olsun&id=1346 adreslerindeki Görkem Gömeç'in yazılarından derlenmiştir.

12 Şubat 2016 Cuma

Yitirilenler

Kış birden mi bastırdı ne .... ?
Yoksa ışıklar içine art arda uğurladıklarımızın yokluğu mu birden bire bastıran ...

Birini kaybetmek ...
Birinin hayatının son bulması ...
Birini yaşarken kaybetmek .....
Birinin hayattayken içinizden eksilmesi ....

Kaybettiğimiz o biri ......
Yaşlı ya da genç ; hasta ya da sağlıklı hiç farketmezken ....
Yaşamın kıyısından ilk önce hangimizin kopup gideceği belli bile değilken ....
Kimin haklı kimin haksız olduğunun önemine bakılmazken ...
Yoklukları aklımıza bile gelmemişken ....
Kaybımızın acısının usul usul içimize işlemesi ....


Yitirdiklerimiz