DAMAK TADIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DAMAK TADIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2016 Cuma

Martı Jonathan & Hıdırellez Bereketi

Merhaba ;
Hafta sonu öncesinde sizlerle Martı Jonathan Livingston hakkında konuşmak istiyorum ; gününüze ve sohbetinize beni kabul eder misiniz ....?
Dün yayınlamış olduğum mimde bazı arkadaşlarımın henüz okumadığını gördüm . Amacım yermek ya da kınamak değil ... Tamamıyle kendisini bulabileceklerini düşündüğüm kişilerin okumasını bir an önce sağlamak ... Kendimce kabul buyurursanız dost tavsiyesi benimkisi ....
İnanın kütüphaneden kitabı çıkardım ve doğru hatırlayıp hatırlamadığımı anlamak için şöyle bir göz gezdirdim ... Kitabın içi yer yer martı resimleriyle süslü ve kısacık ... Elimdekine bakıyorum ; 96 sayfa ....
Kalıbı küçük içeriği bir o kadar büyük ... Tekrar okuyup öyle yazmak niyetindeydim , olamadı ...  İyi ki de okumadım ; yoksa o aşkla kitabı yazar bitirirdim herhalde ...

Hafta sonu bir saatinizi bile almayacak bu hikaye , süzülüp gidecek ....
Rüzgara karşı Martı Jonathan Livingston'a el sallar bulacaksınız kendinizi ...
Martı Jonathan Livingston'la kanatlarınıza umut ve inancı yükler ;
' Özgürlük , özgürlük ' çığlılarına eşlik edersiniz belki de ....

Çok detaya girmemek adına tanıtım bültenini paylaşmak istiyorum ;
 " Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı.
Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.  "

 " Hepimizin içinde yaşayan gerçek Martı Jonathan 'a  "
diye başlıyor ilk sayfamız ....
Bir martının kendi sınırlarını aşarak nasıl yüksekten uçtuğunun hikayesi anlatılıyor . Sıradanlığı ve sürüye uymayı kabul etmeyen sıradışı Martı Jonathan Livingston ....
 " En yüksek uçan martı, en uzağı görendir.  "
Martı Jonathan Livingston

1 Mayıs 2016 Pazar

Elmalı Kek ve Ateşböceklerinin Mezarı

Animasyon filmi sevenler ,
Elmalı kek severler ,
Film izlerken yanına ne gider diye düşünenler ,
Beni özleyenler ,
Evet evet sen !
Bu yazım sana olabilir , kimbilir bir göz at istersen .....

Hotaru No Haka & Ateşböceklerinin Mezarı  ... Bu bildiğimiz neşeli animasyon filmlerinden değil , baştan söyleyeyim . Bana da izlemelisin diyen sevgili Akela'm oldu ...
Buram buram dram kokan filmin en sarsıcı animasyonlardan biri olarak kabul edildiğini biliyordum .
İşte tam olarak bundan ötürü de öncesinde elmalı kekimi hazırladım ve mendillerimle beraber televizyonun başına kuruldum . Elmalı kek ne alaka diyenlere açıklama olursa ; hani sevdiğim bir şeyleri yerken ağlama seanslarını erteleyebilme ihtimalimi düşündüm ...

Isao Takahata 'nın yazıp , yönettiği animasyon filmi 1988 yılında yapılmış . Akiyuki Nosaka 'nın ,
2. Dünya Savaşı sırasında henüz 4 yaşındayken açlıktan ölen kızkardeşinden özür dilemek için yazmış olduğu otobiyografik romanının uyarlaması aslında film ...

Kaba tabiriyle savaş döneminde yaşam mücadelesi veren iki çocuğun hikayesi denebilir .
Denebilir denmesine de ; savaş karşıtlığı bu kadar mı güzel anlatılabilir ?
Duygular yüreğine yüreğine bu kadar mı işler ?
Bir animasyon filmi bu kadar mı içtenlik yansıtabilir ...?
Bir insanı bir anime bu kadar mı etkiler ...?
Bu kadar mı düşündürür insanı gerçeklik ile animasyon çizgileri dünyası ...?
Ateşböceklerinin Mezarı (internet alıntı fotoğraf )

2 Nisan 2016 Cumartesi

Yumurta Salatası ve Düdüko

Öncelikle ilk blok açarken belirttiğim gibi ; belli bir uzmanlık alanım yok . Bunlardan biri de ; yemek tarifi verme konusu …. Sadece kendi damak tadıma iyi gelen bazı paylaşımlar olabilir benimkisi …

Artık sizler de biliyorsunuz ki ; bazı konularda ilginçliklerim var . Hatta yeğenim kuzu küçükken ,   
" Teyzeciğim sen çok huysuzsun … İlla her şey düzenli olacak , yerinde olacak vs …  " derdi …

Huysuzluklarımdan biri ; yumurta ve kokusu ….
Haşlanmış yumurta yiyemem ve soyamam bile ; kokusu üst katta bile olsam beni mahvedebilir . Yumurta yediğim çatal , bıçak , tabak ve hatta içtiğim bardak bile değişsin gibi tercihlerim var .
Çocukken annem rafadan yedirerek çözüm bulmaya çalışırdı . Büyüyünce inat olayı ya yemem krizlerime çare olarak ; üzerine boca edilen baharatlar , zeytinyağı ve limon ile denemeler yapıldı .
Evimizin yeşil güzelleri

Killing Eve

  İngiliz yazar Luke Jennings'in , Codename Villanelle adlı kitaplarından uyarlanan ve BBC’nin düşük bütçe ile çektiği kaliteli yapımla...