Mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Velhasıl

Mutlu olmak için sebep ararken düşündüm de ; bu hayat bize özel ......!
Daha ne olsun ....
Şükür etmeme aldığım nefes yeter  ....
İçimi sıkan , huzurumu bozan , beni mutsuz eden şeyleri anlayarak, farkında olmak ve hayatımdan çıkarmak da benim elimde ....
Güzel şeyler zamanla olur derler ....
Kendimi iyi hissettiğim şeylerle meşgul olmanın güzelliğini keşfetmek belki bu işin ilk adımı ...
Ya sonra ....
Peki ya sonra ne olacak ...?
Sonrası malum ....
Olduğum gibi olmaya devam edeceğim ...
Çiçeği , çocuğu , kuşu , bulutları , ağacı , denizi , yeşili , maviyi seveceğim ...
Her yol sevgiden geçmez mi ...?
Beklenen , istenen , özlenen ....
Kimi zaman bulutlar güneşi örter , beklenmedik yağmurlar yağar kimi zaman da ....
Bilirim ki ; her şeyin kendine has özelliklerini , fırsatlarını  yakalamak gerek ....
Güzeli görebilmek , yaşatabilmek ve paylaşabilmek  ....
Yitip gitmeden  anları yakalayabilmek gerek ...
Payımıza düşen zamana gülümseyerek ve severek değer katmak ...
Neşeli küçük mutluluk oyunları oynamak ...
...
Velhasıl ;
Her şeye rağmen yaşıyorum ya ...!
Var mı başka bir sebep arayan ...?

Velhasıl ; yaşıyorum .... !


Tüm duygular , anılar ve yazılanlar kişiye özeldir ....
İzinsiz kullanımı kesinlikle yasaktır .

12 Mayıs 2016 Perşembe

Kıyıköy , Kastro ve Tekirdağ Üçlemesi

Gezelim görelim ekibi misali toplanın hele dostlar ;
Uzun zamandır dillendiremediğim cennet köşelerinden yaşadıklarım , gördüklerim ve cep telefon çekimi görüntülerim var .....
Trakya bölgesi ....
Bu kadar yakın olmasına karşın bir türlü keşfedemediğimiz saklı bir cennet ...
Mavi ile yeşilin masalsı buluşması ve etrafınızı saran Türk bayrağı ile Atatürk fotoğrafları ...
Gözüm , gönlüm , ruhum ve umutlarım için ....
Oksijen , enerji , huzur ve mutluluk depolamak için .....
Hele de havada pambuk bulut hanımlar var ise ....
Daha ne olsun ....
Değmeyin benim keyfime ...
Trakya'nın Gelinleri

22 Nisan 2016 Cuma

Didemika ve Sakura Aşkı

Merhaba;
Karabatak olduğumu , hala kaçırdıklarımı yakalayamadığımı itiraf ediyorum.Sizlerden affımı rica ediyorum .Sürekli özür dilemekle geçiyor yeni buluşmalarımız ... İnanın 07/04/2016 itibariyle sokağımızı etkileyen Telekom sorunu beni mahvetti ... Tam düzeldi diyorsunuz kısa bir müddet kullanmaya çalışırken tekrar gidiyor .Bir de o kadar çok internet ve telefonun lazım olduğu bir dönemdeyim ki anlatamam .Artık geçen gece pılı pırtıyı topladım ve minnak kardeşimin evine gittim .Sabah tekrar eve dönmem gerekti. Eve döneyim ki ya belki Telekom arıza ekibi gelirse diye .... Evden çıkmamam lazım ki ya kapı çalar olmazsam .. Acabalarla yaşamaktan artık psikolojimiz bozuldu .. Şu satırları yazarken bile eyvah gider mi diye düşünmüyor değilim ..
Ama hemen ; mevsim bahar mutluluk çanları çalıyor , kelebekler pır pır , arılar vız vız , çiçekler rengarenk diyerek Polyanna moduna giriyorum ...

Sizlerden uzak kaldığım dönemlerden birinde kendimi bir Japon Bahçesi'ne atmıştım , o anları paylaşmak isterim ...
Yüzüme gözüme bulaşan kiraz çiçeklerinin kondurdukları öpücükler , ruhumdaki hüzün , neşe , huzur , yüreğime dolan aşk , gönüle dolanlar taşanlar ve yaşananlar ....

Günlerden bir gün , bir bahar ayında Didemika 'nın sakura sevdası depreşir ...
Japonya 'ya gitse de o festivallere katılsa ; bir de Hanami yapsa hayalleri alır götürür ...
Yetinmeyi bilmek gerek der ve bulduğu her sakura ağacı ile kendinden geçer ...

Bu seneki Didemika ve Sakura Aşkı pembe karlar gibi yüzüne düşen çiçekleriyle başlar ....
Didemika ve Sakura Aşkı

20 Mart 2016 Pazar

Nevruz Bahar Bayramı

Hoş geldi bahar ayları ;

Bereketin simgesi , doğanın uyanışı ve dirilişi , çayır çimenlerin yeşerdiği , hayvanların yavruladığı , havaların ısındığı , çiçeklerin coşup açtığı , yüreklerin yepyeni enerjiyle ve umutla dolup taştığı ilkbahar mevsimi ...
E böylesine insanları olumlu etkiler de  bayram yapılarak karşılanmaz mı .. ? Doğa bayramı ..
Farklı kültürlerde farklı şekillerde kutlanıyor . Her kültürde farklı isimle , ancak anlamı tek , aynı  ...
Geleneksel yeni yıl ya da bahar bayramı ...
Doğa uyanarak , canlanarak insanlara bereket ve bolluk sunar .
İnsanlar da bu bereketi , bolluğu paylaşırlar .
İnsanca paylaşmayı , dostluğu , kardeşliği , barışı , mutluluğu , huzuru , sevinci tetikler ve artırır .

Nevruz'u ; her ulus , her kültür kendi efsaneleri , kendi örf ve gelenekleriyle kaynaştırıp bütünleştirmiş ve yüzyıllar boyu devam ettirmiş .

İnternette biraz araştırma yaptığınızda çok farklı gelenekler ve kutlamalar görebilirsiniz . Farklı tarihlerde de kutlanabiliyor , tıpkı isim farklılığı gibi ... Nevruz'un kökeni konusunda eldeki yazılı ve sözlü kaynaklar yeterli değilmiş . Herkes kendisiyle bütünleştirip , sahip çıkmaya çalıştığı için gerçek bilgileri ayırmak mümkün değilmiş . Buzul Çağı'nın sonlarından beri kutlanıldığı düşünülüyor .

Bana göre kökeninin bir önemi yok . Bazı uzmanlar da Nevruz'a ulusal ya da dini bir kimlik aramak yerine asıl nedenlerine ve amacına bakmamız gerektiğini söylüyor ki ; işte benim için durum tastamam budur  !

Nevruz'u ; bırakalım her ulus , her kültür , her insan kendince kutlasın ve karşılasın ...
Ne güzel rengarenk bir bahar kutlaması olmaz mı ...?

Hoş geldin Bahar

Bazı topluluklar 9 Mart , 21 Mart ya da  22 Mart'ta kutlarken , kuzey yarımkürede 22 veya 23 Mart'ta kutlanmaktadır .
Kuzey yarımkürede ilkbahar ekinoks ( gün - tün eşitliği , gece - gündüz eşitliği ) oluştuğu gün .... Güneş ekvataro dik açı ile gelir ve gece - gündüz birbirine eşitlenir . Hem kuzey hem de güney kutbu aynı gündoğumu hattındadır . Her iki yarımkürede de gün ışığı eşit olarak paylaşılır .

Dedim ya her yöreye göre farklı kutlamalar , işte size bazıları ;
" Ağaçlara bezler bağlanıyor , güzel ve yeni giysiler giyiliyor , yaylalara çıkılıyor , eski hazırlar yakılıp üzerinden atlanıyor , ateş yakılıp üzerinden atlanıyor , yeni elbiseler giyerek kırlarda piknikler yapılıyor . Nevruz günü çok yiyecek hazırlanıyor ki ; o yıl o kadar bereketli geçsin ... Gençler o gece dilekler tutuyor ve kapıları dinleyerek konuşmaları yorumlayıp dileklerinin olup olmayacağını anlamaya çalışıyor .   Nevruz gecesi uyanık olanların dileklerinin gerçekleşeceğine inanıyorlar ....  "

24 Şubat 2016 Çarşamba

Merhaba Demenin En Güzel Karşılığı

Merhaba;
Yeni doğan güne , gelmekte olan bahar mevsimine , yüreğime düşen umuda , sevgiye , aşka , çay saati muhabbetlerine , kahve keyfine , ciğerlerime dolan taptaze havaya , kuşlara , çocuk cıvıltılarına , kendimize , yakınlarımıza , hatta tanımadığımız kişilere , hepinize , herkese , her şeye .....
Günlük hayatımızda birini görüp karşılaştığımızda  sık sık kullandığımız  " Merhaba  " kelimesine kulak aşinalığımız var hepimizin ... İnternette kelimenin kökenini araştırdığımızda farklı bilgilere ulaşıyoruz . Esenleşme sözü olarak kullanılıyor . Kökeninin Arapça ya da Farsça olduğunu düşünenler var . Şunu baştan söyleyeyim ; ben en çok sevdiğim kısmı alıp ; öne çıkarmaya niyetliyim ..... 
Ve tüm iyi niyetimle size sesleniyorum :
Merhaba ;  " Benden size zarar gelmez .  "
Şu zamanda çoğumuz bilerek ya da bilmeyerek gerçek anlamında kullanmayabiliriz . Hayat koşmacası içinde ; standart bir kalıp haline geldi bu kelimeyi kullanmak ...
Masumluğunu ne kadar koruyabilmiş olduğu tartışılabilir ...  Belki bundan sonra hepimiz için daha anlamlı ve hoş olabilir ....
Ne dersiniz ... ?
Merhaba Demenin En Güzel Karşılığı

20 Şubat 2016 Cumartesi

Umut Dolu İzlenesi Filmler

Umudunuzu kaybettiğinizde ne seyreder , ne okur , ne dinler , ne yaparsınız ...?
Herkese , her şeye ve tüm olanlara inat ....
Hayatta olduğunuza , aldığınız nefese , sevdiklerinize , aklınızın başında olduğuna , insan kalabilmek için çabalama gücünüze , hissedebildiğinize , duyabildiğinize , görebildiğinize , güneşe , yağmura , denize , ............ şükrederek ....
Minik sihirli dokunuşlarla bir şeyleri düzeltebilme , onarabilme yetiniz olduğunu anımsayarak yeniden ayakta durabilmek için ; neler yaparsınız .....?

Bir düşünelim mi ...?
Diyelim ki ; çok huysuz , mızmız ve üşengeç bir gündeyim ...
E en kolay yol ; ayaklarımı uzatıp , sırtımı yaslamak ...
Bünyeyi şımartmak için ; mide bayram etmeli ve yasaklar delinerek parti zamanı yiyecekler el altında olmalı ...
Zaman geçirip , kafa dağıtmak için de ; film ....

Umut aşılayan , ruhuma iyi gelen , yüreğime dokunan , gözpınarlarımı dolduran ve yüzümde gülümseme yaratanlardan diyorum ...
Aklıma ilk anda gelenlerden ve tekrar tekrar izlenesi olanlardan  :

17 Şubat 2016 Çarşamba

Neler Oluyor Hayatta


Fonda 1976 yılllarından Uğur Akdora sesinden çalan  Hayırdır İnşallah parçasını dinleyerek bu yazıya başlayayım dedim . Hani bazılarımız Neler Oluyor Hayatta diye bilir ; Hababam Sınıfı'nın o muhteşem sahnesiyle hatırlayanlar çoğunluktadır . Buyrun sözleri ;

 " Neler oluyor hayatta
Bir de şu rüya gerçek olsa olsa
Sabah olup uyanınca
Her şey yine aynı kalsa

Beni unuttu sanmıştım
Bir de baktım ki, işte orda, orda
Anladım ki çok yanılmışım
Beni çok seviyormuş oysa

Onun sesi
Ta kendisi
Geri gelmiş demek
“Sensiz” diyor, “yaşanmıyor”
Aşk bu olsa gerek
Karanlıkta, sokaklarda
Elinde bir çiçek
Beni arıyor, beni soruyor
Hayırdır inşallah Hey

Uzun desem
Uzun değil
Bir yol var önümde
Yeşil desem
Yeşil değil
Beyaz bir elbise
Gümüş desem
Gümüş değil
Altın bir yüzükle
Bana bakıyor gülümsüyor
Hayırdır inşallah Hey  "

Kimler mırıldanmaya başladı ...?
Kimler şarkının verdiği değişik mutlulukla yüreğinden yansıyan sıcacık gülümsemeyi yüzüne kondurdu ....?
Şubat baharı

15 Şubat 2016 Pazartesi

Kaçıranlara İzlenesi " The Mentalist "

Benim kimilerine göre kusur sayılan ama kendimce özelliklerimden biri ; modayı yakından takip etmemem ... Bu özelliğim sadece moda ile sınırlı değil ne yazık ki ... Yeni kitaplar , filmler , diziler vb gibi devam ediyor . Özellikle yaptığım bir durum söz konusu olmamakla birlikte tüm yorumlar bittikten sonra etki altında kalmadan tadını çıkarma belki ... Tam durumumu henüz keşfedememekle beraber ; hal ve tavırlarım hakkında bir bilgi aktarayım dedim ... Yani durduk yerde size sandıktan eskilerden  bir şeyler çıkarıp sunabilirim ; belki daha önce kaçıranlar benden yakalar belli mi olur ...

Belki bazınıza göre çok şey kaçırmış olabilirim ; ama iyi ki öyle yapıyorsun diyen de var ... Bu durum her zaman böyle değil ama bu ayrı bir konu .... Kimi zaman bir bakmışsınız ilk benden duymuşsunuz ; kimyam değişiyor sanırım ... Mesela Issız Adam ilk çıktığında çok gitmek istedim. Ama bir türlü o sıralar ilk haftalara denk getiremedim iş yoğunluğundan ... Sonra o kadar çok yorum yapıldı ki ; ben bu filmi etki altında seyredemem dedim. Çok aktif bir twitter kullanıcısı olmamakla birlikte bir gün  ' Issız Adam seyretmeyen tek kişi benim sanırım .. ' diye bir tweet atmış bulundum . Bir arkadaşım daha piyasaya bile sürülmeyen , henüz daha sosyal medyada konuşulma aşamasında olan ' İncir Reçeli ' seyretmelisin tavsiyesinde bulundu . Bir de sırtımı sıvazladı ; iyi ki izlememişim ... Ta taaaaaaammmm bendeniz ilk İncir Reçeli izleyip tabiri caizse hönkürerek ağlayanların başında oldum . Bu işe kendim de şaştım , o da ayrı bir konu ... Merak eden olur mu bilmem ama ; Issız Adam , Benjamin Button Hikayesi vb hala seyretmedim .

Yine yıllar evvel inanılmaz yoğun bir çalışma tempom vardı . Yemekleri bile çalışma masasında yediğim , geceleri eve dönebildiğim türden ... Birden kaç yaşındayım bari şu dans hayalimi gerçekleştireyim dedim ve bir kursa yazıldım . ( Bu da ayrı bir konu belki bir ara paylaşırız. ) Beyoğlunda Akademi İstanbul Salon Dansları öğrencileri arasına katıldım . Sanırım erken gittim o gün bilmiyorum , ayaklarım Robinson Kitabevi'e gitti . İlk kez girdiğim kitabevine adeta aşık oldum . Kendimi ne kadar zaman kaybettim bilmiyorum ; ayıldığımda elimde Christian Jacq  Ramses vardı . Babam ve kardeşlerimle  bizim için Mısır özel olduğundan herhalde , kitabı aldığım gibi çıktım . Soluksuz okudum ve devamını bir aydan fazla her kitabevinde aradım ; bulamadım . İnternetten araştırma yaptım ki ne göreyim ; kitap yeni çıkanlarda inanılmaz ses yapmış ve ikinci kitabın çıkmasına daha çok varmış . İnanamadım ; kitabımı kendim keşfetmiştim . Kitabı çok daha önce aldığımdan ilk ben okudum gibi oldu ....

Anlayacağınız ilginç bir karakter sahibi bir arkadaşınız olarak karşınızdayım ....

The Mentalist

14 Şubat 2016 Pazar

Sevgililer Günü Muhabbetleri

Bir Sevgililer Günü daha özellikle sosyal medya sayesinde yine gündemin başına oturur oldu .... Malum blog yazarlığı işine soyundum ; ben de konuya el atayım dedim .

Eeeee , o zaman  başlasın Sevgililer Günü muhabbetleri .....

" Ben böyle günlere karşıyım.. İnsan annesini, babasını, sevgilisini senede bir gün mü sever?.."
" Bugün bu özel günü dünya çapında romantik ve ticari büyük bir iş alanına çevirdiler .....  "

" Bu bir Hıristiyan geleneği, yok yok pagan geleneği .... Kızlar erkekler eşleştirmesi ....."
" Biz Sevgililer Günü kutlayınca aşklarımız kalıcı mı olacak ...?  "
" Sevginin günü ve derecesi yoktur . Seviyorsam her gün seviyorumdur ...  "
" Sevgilisi olan heyecan ile  hazırlanadursun da peki ya sevgilisi olmayan ne olacak .... "
" Ay bir an önce geçsin gitsin de kurtulalım ....  "
..... diye sürüp giden uzun uzun hararetli  konuşmalar .....


Sevgililer Günü hakkında benim de bir şeyler söylemem gerekirse ; 

" A dostlar bırakın kim ne derse desin .... İsteyen kutlasın , istemeyen kutlamasın .
Her kim para kazanıyorsa kazansın ; kimbilir belki de hiç ummadığınız birine ilaç gibi gelecektir o para ...Bilemezsiniz ...
Tıpkı sonraya ertelenen sevgilerimize ne olacağını bilemediğimiz gibi ...  
Kimse kimseyi incitmeden sadece birbirine saygı duysun ...
Sonra mı ; keyfini çıkarın sevgi gününüzün...
Sevdiceğinize elbette tek bir gün değil her gündür sevginiz eminim .... Ama öyle bir zamanda yaşıyoruz ki ; çoğu zaman birbirimizi ihmal edebiliyoruz . Hayat koşmacası içinde kaybolabiliyoruz bazen ...
Sevgililer Günü bir fırsat bence ...
Kime ne zararı var söyleyin fazlasıyla sevdiğinizi ...
Öpücüklerle taçlandırın mutluluğunuzu ...
Sımsıcak sarılmalarla iyi ki varız deyin ...
Keyfinize kalmış alacağınız hediye ....
Yürekten doya doya sadece size özel bir gün yaşayın ....
Sevdikçe ve sevildikçe var olduğunuzu hissedin ....  "  derim ....


Bizim Tontiler , Sevgililer Günümüz mutlulukla dolsun

Killing Eve

  İngiliz yazar Luke Jennings'in , Codename Villanelle adlı kitaplarından uyarlanan ve BBC’nin düşük bütçe ile çektiği kaliteli yapımla...