Film Yorumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film Yorumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2016 Salı

Minuscule & Karıncalar Vadisi

Animasyon severler , bugün sizlere biraz geç keşfettiğim Minuscule ile merhaba demek istedim .

Minuscule - La vallée des fourmis perdues  ; 2013 tarihinde vizyona giren Fransa - Belçika ortak yapımı animasyon filmi ....
2014 tarihinde ülkemizdeki sinemalarda yerini alan Kayıp Karıncalar Vadisi , tabiatta yaşayan canlıların sesleri ile özel olarak hazırlanmış belgesel tadında bir animasyon filmi ....

Film süresince herhangi bir konuşma olmaması bazen sıkıldığınızı hissetmenize yol açsa da ; animasyon filminde gerçekçi doğanın görüntülerini izlerken nasıl zaman geçti anlayamıyorsunuz ...
Birbirlerine benzemeseler de ; Wall-E de diyalog olmayan animasyon filmlerinden ...
Diyalog olmadan da  önemli mesajlar verebilen animasyonlardan biri Karıncalar Vadisi ....
Ayrıca  animasyona farklı bir açıdan bakılmış , bildiğimiz animasyonlardan da değil yani ...
Ben büyük bir keyif alarak izledim ve uğur böceği ise favorim ....

Film , genç bir çiftin doğanın koynunda huzurlu ve mutlu piknikleri ile başlıyor . Bebek bekleyen çiftimizin bebeğinin doğma sinyalleri vermesi ve apar topar pikniklerini bırakarak gitmesiyle , geriye kalanlar üzerine de ilerliyor .
Ana kahramanımız yeni doğan ve etrafı keşfetmeye çalışırken kanatlarından birini kaybeden uğur böceği .... Ve tabi ki çiftten geriye kalan yiyeceklerin ve artıkların ziyafet sofrası olarak beklediği misafirleri ; çalışkan karıncalar ile ormanın diğer canlıları ....

Yağan yağmurda kendine sığınak arayan uğur böceğimiz bir şekilde piknik ziyafet sofrasını buluyor ve oradaki filmin ana nesnesi olan şeker kutusuna gizleniyor . Şeker kutusunu keşfeden akıllı , çalışkan karıncalarımız ise inanılmaz disiplinleri ile film boyunca o kocaman kutuyu yuvalarına taşımaya çalışıyorlar . Şeker kutusunda gizlenen kanadı kırık uğur böceği ilk başlarda siyah karıncalardan korksa da aralarında ilginç bir dostluk başlıyor ve film boyunca siyah karıncalara eşlik ediyor . Siyah karınca ekibi hem disiplinli hem de azimlidir . Dağ bayır ova çayır şeker kutusunu taşırlar . Ancak karşılarına kırmızı karıncalar çıkar ve aralarında şeker kutusu çekişmesi ile beraber serüvenimiz başlar .

İnsanın doğadaki olumlu ya da olumsuz etkisinin her haliyle net olarak izlenebildiği bir animasyon filmi ....
Filmin başında piknik ziyafet sofrası ile başlayan insan dokunuşu , filmin sonlarına doğru siyah ve kırmızı karıncalar arasında yapılan savaşta da oldukça net gözlemleniyor . Kullanılan savaş malzemeleri bile insandan geriye kalanlar .... 

İzleyenlerden birinin okuduğum yorumu da , çok hoşuma gitti ; 
" ... doğayı yönlendirmeye çalışmak yerine doğanın izini sürmenin daha anlamlı olduğunu hissettiriyor. "

Yeni izleyeceklere iyi seyirler dilerken , daha önce izlemiş olanların yorumlarını da merakla bekliyorum .
Minuscule & Karıncalar Vadisi internet ortamından alınan film afişi





5 Eylül 2016 Pazartesi

İyilik Bul , İyilik Yap

 " İyilik bumerang gibidir, size döner . "  demişler ya ondan ben de size bu filmi izlemenizi önersem ; iyilik yapmış olur muyum ...?
"Pay It Forward - İyilik Bul, İyilik Yap"
Benim yüreğimdeki çocuk pek heveslendi bu işe yine ....
İyilik yapın iyilik bulun ....
Ama öncelikle yapacak iyilik bulmak gerek ...

2000 yılında vizyona giren bir film, aslında yeni değil  .... 
Aile , dram , romantik türlerinde bir film olmasına rağmen , benim için tam bir kişisel gelişim kitabı yerine geçen bir film oldu . Filmin muhteşem farklı bir konusu , inanılmaz oyunculuğu ya da bambaşka şaşırtıcı bir unsuru yok aslına bakarsanız ... Bazı sahnelerin abartılı ve yapay geldiği düşünülebilir de ... Ancak yaşam ve insanlar hakkında oldukça düşündürücü ...
Şu sıralar unuttuğumuz insani duygularımızın canlandığı bu filmin yönetmeni Mimi Leder  ...  

Filmin başı oldukça enterasan ; adamın biri daha önce hiç görmediği bir yabancıya bir jaguar hediye ediyor .... Yok yok yanlış duymadınız , aynen böyle başlayan bir film . Akıllara zarar jaguar olayı diyenler var tabi ki ...
11 yaşındaki Trevor ( Haley Joel Osment )  alkol bağımlısı annesi ( Helen Hunt ) ile beraber yaşamaktadır . Trevor'ın sorunlu bir hayatı vardır . Babası ki bu oyuncu sürpriz bir isim ( Bon Jovi ) onları terkedip gitmiştir . Aile içi şiddet uygulayan kısa bir baba rolünde izliyoruz kendisini ...
Okulda yeni rehberlik sınıfı öğretmeni olan bay Simonet ( Kevin Spacey ) , derste onlara daha önce verilen ödevlere benzemeyen bir ödev verir ; " Dünyayı değiştirecek bir fikir düşünün ve bunu hayata geçirin.  "
Trevor düşünür ve aklına bir proje gelir . Aslında o yaştaki bir çocuk için oldukça basit bir şeydir , proje değil .... Gerçekten ihtiyacı olan birisine bir iyilik yapmak , ilk adım olacaktır onun için ... Ama bunun karşılığını ödenmesi bambaşka olacaktır . İyilik yapılan kişi de ; ihtiyacı olan üç başka kişiye yardım edecektir .
Trevor iyiliklerin bu şekilde devam ederek dünyayı değiştirmesini ummaktadır .
Trevor iyilik yapmak için bir evsizi seçer ( James Cavaziel ) ve iyilikler zinciri başlar . Ama her şey Trevor'ın beklediği şekilde gelişmez . Projeyi hayata geçirirken bazı güçlüklerle karşılaşır . Çoğu zaman umudunu yitirir.

Filmin başında kendine ilginç şekilde jaguar hediye edilen kişi , bir gazetecidir ( Jay Mohr ). Gazeteci nedensiz hediyesinin araştırmasını yaparken  , Trevor'ın iyilikler zincirini takibe başlar . Aslında  " İyilik Bul , İyilik Yap "  projesi hiç de Trevor'ın düşündüğü şekilde başarısız olmamıştır . Yapılan iyiliklerin sahipleriyle , bu düşünce çok büyük bir kitleye ulaşmıştır .

Sıcacık , toz pembe görünen film şaşırtıcı bir sonla bitiyor ...  Benim filmin başından beri ilk gözüme takılan nesnenin getireceği sonucu film boyunca yüreğimde taşımam ayrı tabi ki ... Ama yine de hüsnü kuruntu yaptım diyerek farklı bir son beklemiştim .
İzleyenlerin yorumlarını merakla beklemekteyim . Ayrıca izlememiş olup da tavsiyeme uymak isteyen olursa ; keyifli seyirler ....

Biri sana iyilik yapınca, sen ona iyilik yapma... Git bir başkasına yap...  "

Pay It Forward   " İyilik Bul , İyilik Yap " Film görseli internet alıntısıdır .


18 Ağustos 2016 Perşembe

Adanın Büyüsü

Umuda ve paylaşıma dair, mutluluk dolu bir öykü...
Adanın Büyüsü (The Magic of Belle Isle) diyor bunu ve ekliyor içinizi ısıtacak ...
2012 yılında sinemaseverlerin beğenisine sunulan filmi ben de uzun zaman önce seyrettim ...
DVD arşivlerini karıştırırken elime gelince de yüzümü gülümsetti ve belki izlenmeyen vardır dedim ...
Yayınlandığı dönemde pek fazla ses getirmese de ; benim keyifle izlediğim bir film ...
Adanın Büyüsü dram ve komedi lezzetini yakaladığım filmlerden biri ...
Hele de benim gibi sizler de bu büyük oyuncuyu çok seviyorsanız , izlemelisiniz ...
Morgan Freeman ’ın oyunculukta ne kadar usta olduğunu bir kez daha görmelisiniz …

Filmin konusu ise esasında , çok da ne kadar farklı diyeceğimiz türden değil ... Ancak dediğim gibi oyuncu bazen çok önemli bir unsur . Yaşamdaki fırsatları değerlendirmemiz için , bazen kafamızı gömdüğümüz kumdan çıkarmamız gerektiğini ve "an "ları yakalamanın önemini tekrar gözler önüne seriyor . Bu arada yazar olmak isteyenler , bence bu filme de bir göz atmalısınız ....

Morgan Freeman , tekerlekli sandalyeye mahkum ünlü bir yazarı canlandırıyor . Bizim huysuz ihtiyar Monte ; karısının ölümü ile hayata küsüyor , alkol bağımlılığı nedeniyle de yazmayı bırakıyor . Monte'den umudu kesmeyen yakını , adada tüm yazı geçirebileceği bir ev kiralıyor ve Belle Isle’a yerleştiriyor. Yazmasını umarak  daktilosunu da yanında getirse de , bizimkinin konuştuğu ve ilgilendiği tek şey alkol ... Ev ile beraber bir sorumluluğu oluyor ki ; o da evin sahibinin  köpeği ...

Monte'nin altın yıllarını adada yaşaması ....
Yeni taşındığı adada yaşadıkları ve komşuları sayesinde yavaş yavaş hayata karşı değişen bakış açısı ...
Kimbilir belki de üzeri yemeklerle donatılmış masa başında , bir aile yemeğidir onu değiştiren ...
Belki de komşunun küçük kızının hikaye yazma isteği ...
Huysuz ihtiyar ve köpek ....
Yürüme engeli bulunan yazar Monte Wildhorn hayata tutunarak tekrar yazmaya başlayacak mı dersiniz ...?

Hani şu günlerde kurduğumuz ev hayalleri var ya ; işte bu film onlardan birinde geçiyor ....
Göl manzarası eşliğinde mütevazi evlerin sıralandığı inanılmaz bir mekan ...

Film oyuncularını da belirtmeden olmaz ; Morgan Freeman, Kenan Thompson, Virginia Madsen, Emma Fuhrmann , Madeline Carroll .....

Gerçekten sıcacık , duygu yüklü bir film ....
İzleyeceklere keyifli seyirler ...

Seyredenlere sorum ; film için sizler de benim gibi mi düşünüyorsunuz ...?

Adanın Büyüsü film afişi internet alıntısıdır





12 Haziran 2016 Pazar

Orijinal Cinayet(ler)

2008 yapımı suç ve gerilim filmi Orijinal Cinayet(ler)
Yaşayan efsaneler Al Pacino ve Robert De Niro aynı filmde olur da seyretmeyen bir sinemasever olur mu ...?
Peki o seyredenler filmi beğendi mi ?
Yoksa senaryosunun kötülüğünden ve gereksiz aldatmacalardan tüm suç Jon Avnet 'in diyenlerden misiniz ?
Al Pacino ve Robert De Niro filmde emekliliğe hazırlanan New York polisinde iki dedektif rolünde ... Neredeyse 30 yıldır ortak olarak çalışan iki eski dost rozetlerini teslim etmeden önce son bir iş daha alırlar .  Yasadışı yollarla suçluları öldürüp kısa şiirler bırakan bu seri katilin peşine düşerler . Tüm şiir dört satırdan ibaret ve imza niteliğinde ... Cinayetleri çözdükçe bir önceki cinayetlerle benzerlik olduğunu farkederler . Yanlış insanı yakaladıklarını düşünürler ve kendilerini sorgularlar . Yasadaki boşluklar nedeniyle suçları cezasız kalanları öldüren bir katilin izini sürmektedirler .
Merak etmeyin spoiler vermem mümkün değil ...
Tahmin edilebilir sonu , olmadık aldatmacalarla süslü püslü ,karmaşık bir senaryoda topladıkları için bilemedim ....
Ama iki dev sanatçı hepi topu kaç filmde birlikteler ki ; izlemeniz gerekli derim ...

Beyazperde.com dan alınan film görseli
The Times göre 2008'deki 100 Kötü Filmler listesine dahil edildi .

Belki iki efsaneyi aynı sahnede görmenin verdiği haz bana filmi sevdirdi ....
Belki o gün kafamı çok yormadan izleyebileceğim bir suç gerilim filmi istedi canım ...
Bilemiyorum ....
Hani puan ver deseniz düşünüyorum da ; puanı sadece efsanevi oyuncular alır benden ...

Gecenin bu saatinde sahuru bekleyenler için bir dua ;

" Yarabbi,
Hayırlar ver başımıza
İyiler çıkar karşımıza. .."

Güzelliklerle dolu , huzurlu sabahlara uyanacağımız sağlıklı  günlerimiz olsun ...

9 Haziran 2016 Perşembe

Heidi

Ailece büyük bir sabırsızlıkla beklediğimiz Heidi ...
Gerçekten annem , babam , ben , kardeşlerim ...
Yaşını başını almış kocaman insanlar ...
Heidi çizgi filminin tadını doyasıya yaşayanlar yani ...
Şimdiki çocuklara anlatmadıysanız , seyrettirip tanıştırmadıysanız ; zaten böyle bir heyecana girmelerini bekleyemezsiniz ...
Hikayeyi hepimiz biliyoruz demek istiyorum ...
İzlesem mi yoksa çizgi filminin tadı bozulur mu diye düşünmedim değil ...
İzledim izledim ...
Ama önce ilk müziğiyle , çizgisiyle benim çocukluğumun Heidi 'sini bir hatırlayalım istedim ...


Killing Eve

  İngiliz yazar Luke Jennings'in , Codename Villanelle adlı kitaplarından uyarlanan ve BBC’nin düşük bütçe ile çektiği kaliteli yapımla...